Duygusal zeka, kendi duygularımızı
anlamak ve pozitif olarak ifade edebilmek olduğu kadar,
başkalarının da hislerini anlamak, önemsemek ve duyarlılık
göstererek ihtiyaçlarına karşılık verebilmektir.
İnsanlarla iyi ilişkiler içinde olmak
hayattaki başarının ve mutluluğun temeli olan duygusal zekâmızı
belirler.
Duygusal becerileri olan çocukların gerek
okulda, gerekse okul dışında öğrenmeye ve başarılı olmaya
istekleri vardır. Böylece motive olmakta etkili olan heyecan,
merak ve gurur duyma gibi pozitif duygular, çocukları
hedeflerine daha kolay ulaştırır.
Günümüzde yapılan araştırmaların
sonuçlarından bazılarına göre;
Çeşitli nedenlerden dolayı insanlar arası
ilişkilerde kopukluklar olduğu,
En zengin ülke insanlarının bile mutsuz
olduğu,
Hayatta başarı için sadece IQ nun yani
diğer bir deyişle akılcı zekânın yeterli olmadığı görülmektedir.
Duygusal zeka gelişiminde başarısızlık
problemlere yol açar. Duygusal zekâ, iletişim yeteneği ve
duygularla ilgilenme yeteneğini kapsar.
Duygusal zekâ, çocuğa avantajlar sağlar.
Duygusal zeka, gerçekten de bir çocuğa yüksek bir IQ’ dan daha
fazla avantajlar getirir. Duygusal zekâ ve IQ arasındaki farkı
şu şekilde tanımlayabiliriz:
“Yüksek IQ'lu olmak ne kadar hızlı
bulmaca çözebildiğiniz ve ne kadar fazla kelime bildiğinizle
alakalıdır. Duygusal zeka ise duygularla ve başkalarının
duygularını anlayabilme ile alakalıdır." Örnek olarak, yüksek
bir IQ ya sahip birisi olarak iyi bir okula girmeyi başardınız.
Hatta çok iyi bir derece ile mezun da oldunuz. Güzel de bir işe
yerleştiniz. Buraya kadar IQ’nuz ile geldiniz. Ama bu aşamadan
sonra işinizde daha başarılı olmak, iş arkadaşlarınızla iyi bir
iletişim kurmak ve mutlu olmak için duygusal zekânızın da
devreye girmesi gerekmektedir. Çok zeki olabilirsiniz ama
kendinizle ve diğer insanlarla barışık değilseniz, iyi bir
iletişim kuramazsanız bu durum sizin mutlu olmanızı
engelleyecektir. Bu nedenle son zamanlarda duygusal zekâ kavramı
çok büyük önem kazanmıştır.
İş ilanlarına baktığınızda hiçbir zaman
bu işe yüksek IQ’lu elemanlar başvurabilir demez. Genellikle bir
iş ilanında şunlar yazar: (İşletme) mezunu, İngilizce bilen,
bilgisayar kullanabilen,takım çalışması yapabilen, etkili
iletişim becerisine sahip, gelişime açık, araştırmacı elemanlar
arıyoruz. İlanı incelediğimizde duygusal zekanın çok daha önemli
olduğu görülmektedir.
Duygusal zeka yoksunluğu, kişinin aile
yaşamından mesleki başarısına, toplumsal ilişkilerinden sağlık
durumuna kadar birçok alanda kötü sonuçlar doğurabilmektedir
Duygusal zekâ doğuştan değildir ve
geliştirilebilir. ‘Ben böyle birisiyim, benim yapım bu ne
yapayım!’ gibi bahanelerin arkasına sığınmayın. Kendinizi
geliştirebilirsiniz. Duygusal zekânızı geliştirme konusunda
profesyonel kişi ve uzmanlardan da (psikolog, rehber öğretmen,
kişisel gelişim uzmanları) destek alabilirisiniz.